.png)
COĞRAFYA VE İKLİM
1991 yılında ilçe olan Didim, doÄŸuda MuÄŸla il sınırı, batıda ve güneyde Ege Denizi, kuzeyde Bafa Gölü ve Menderes Nehri ile sınırlanmış bir yarımada ÅŸeklindedir, yüzölçümü 402 km2 civarındadır. Aydın sınırları içinde yer alan Didim, KuÅŸadası’ndan 70, Bodrum'dan 110 km uzaklıkta önemli bir turizm merkezidir. Güllük Körfezi'ni çevreleyen iki yarımadadan biri (diÄŸeri Bodrum yarımadası) üzerinde yer alan Didim, 90 kilometrelik sahil ÅŸeridinin üzerinde hemen hepsi kumsal olan onlarca koya sahiptir. Bu koylar içinde kuÅŸkusuz en önemlisi, oteller bölgesinin hemen önünde uzanan, Ege'nin dünyaca ünlü plajlarından biri olan Altınkum' dur.
Didim, konumundan dolayı büyük bir avantaja sahiptir. Ege'nin, dolayısıyla antik dünyanın pek çok yerleÅŸim yeri, günlük turlarla gidilip gezilebilecek uzaklıkta. ÖrneÄŸin antik çağın filozoflar kenti Milet, Didim'e sadece 20 km. mesafede. Bu çağın yedi bilgesinden biri olan Tales, dünyanın ilk haritasını yapan Anaksimandros, filozof ve tarihçi Hekaitos, ÅŸehir plancısı ve mimar Hippodamos Milet'te yaÅŸamıştır. KurulduÄŸunda deniz kenarında olan kent, Büyük Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlar yüzünden bugün ovanın ortasında kalmaktadır. Menderes Nehri'nin bir baÅŸka eseri de kent merkezine 30 km uzaklıktaki Bafa Gölüdür. Bafa, eskiden Ege Denizi'nin bir koyu iken, ırmağın taşıdığı alüvyonlarla denizle iliÅŸkisi kesilerek göle dönüÅŸmüÅŸ bir yerleÅŸim yeridir. Didim'den 15 km. uzaklıkta ise mavi ile yeÅŸilin kucaklaÅŸtığı ÅŸirin tatil yöresi Akbük bulunmaktadır.
Didim; havada ki nem oranının çok az olması ve coÄŸrafi yapısı gereÄŸi Astım hastalığına iyi gelen dünyadaki iki bölgeden biridir. 90 km sahil ÅŸeridine sahip olan Didim oldukça sıcak bir iklim kuÅŸağında olmasına karşın, düÅŸük nem oranı yazın bunaltıcı sıcaklardan ÅŸikayet edenler için iyi bir seçenek oluÅŸturmaktadır.
Didim Akdeniz İklim tipine uygunluk gösteren bir ilçedir. Bu iklime göre yaz ayları sıcak ve kurak, kış ayları ise ılık ve yağışlıdır. Akdeniz ikliminin hüküm sürmesinin etkisiyle bölgede maki gibi küçük çalılıklar oluÅŸmuÅŸtur. Bu ÅŸartlar altında ilçede meyve ve sebze de yetiÅŸmektedir.
TARİH
Didim ilçesinin ilk yerleÅŸim izleri Neolitik Devre (M.Ö. 8000) uzanır. M.Ö. 16. yüzyılda Miken, Giritliler ve daha sonra da Aka kolonilerinin varlığı görülür. “Karia” bölgesinin sınırları içinde yer alan Didim (Didyma), Milet’in “kutsal alanı” olarak Likyalılar, Persler, Seleucidler, Attalidler, Romalılar ve Bizanslıların ardından Türklerin eline geçmiÅŸtir. 1. Haçlı Seferleriyle yeniden Bizans sınırlarına katılmıştır. Karia Bölgesi 1280 yılında MenteÅŸe BeyliÄŸi, 1300 yılında AydınoÄŸlu BeyliÄŸi ve 1413 yılında Osmanlı İmparatorluÄŸu egemenliÄŸine girdi. 14. yüzyıldaki büyük depremde yıkılan mabetle birlikte uzun yıllar Didim yerleÅŸimi, Cumhuriyet öncesine deÄŸin varlığını küçük bir Rum köyü olarak sürdürmüÅŸtür. Yoran / Yeronda adlı bu köyün, kuzey doÄŸusunda “İslam Yoran” diye adlandırılan on-on iki hanelik bir de Türk yerleÅŸimi vardı. KurtuluÅŸ Savaşı sonrasında 1922 yılında bölgede yerleÅŸim boÅŸaltılmıştır. 1924 yılında mübadele kapsamında bu bölgeye Yunanistan baÅŸta olmak üzere Balkan ülkelerinden gelen mübadiller iskân edilmiÅŸtir.
Osmanlı imparatorluÄŸu zamanında varlığını “ Yeronda – Yoran ” ismi ile sürdürmüÅŸtür. 1955 yılında yörede yaÅŸanan deprem felaketi sonrasında “Hisar” olarak adlandırılan Apollon Tapınağı çevresindeki yerleÅŸim 1961 yılında dağıtılan Afet Konutlarıyla birlikte bir kilometre güneye “Yenihisar” adıyla taşınmıştır.
1967 yılına kadar köy olarak kimliÄŸini sürdüren Yenihisar’a 1968 yılında Belediye teÅŸkilatı kurulmuÅŸtur. 1980’li yıllarda baÅŸlayan turizm hareketiyle birlikte hızla geliÅŸmeye baÅŸlayan belde, 1991 yılında Yenihisar adıyla ilçe olmuÅŸtur. 1997 Yılında isim benzerliÄŸine meyil vermemek için dünya üzerinde sadece bir yerde bulunan ve kök olarak “Didymaion” dan gelen “Didim ” olarak yenilenmiÅŸtir.
Didim, bulunduÄŸu konum nedeniyle tarihte iz bırakan uygarlıklara tanıklık etmiÅŸ ve jeopolitik açıdan önemli bir yerdir. Batı dünyası her ne kadar uygarlıkların Yunan kaynaklı olduÄŸunu söylese de, Anadolu toprakları dışarıdan gelen tüm uygarlıkları kendi kültür potasında eriterek, kendine özgü yeni uygarlıklar yaratmaya devam etmiÅŸtir.
Didim’ in giriÅŸinde, Batı Anadolu kıyılarının en etkileyici bağımsız anıtı olarak kabul edilen Apollon Tapınağı yükselir. Tapınağın anıtsal boyutları ve benzersiz planı kadar , çok iyi bir durumda koruna gelmesi de hayranlık uyandırmaktadır. Yunan dünyasında Apollon Tapınağı’nı boyutları bakımından önemli bir farkla geride bırakacak herhangi bir tapınak yoktur. Hellenistlik dönemde tasarlanan Apollon Tapınağı, dev boyutlu mimarlık yapıtlarının Roma’lıların tekelinde olmadığını göstermektedir. Didyma hiçbir zaman bir kent niteliÄŸi taşımamıştır. Tapınak ve onun yönetiminde ki bilicilik , Miletos toprakları içerisindedir ve rahibi de kentin önde gelen resmi görevlileri arasında yer almıştır.
Didyma adı Yunanca’ dan deÄŸil, Anadolu dillerinden kaynaklanır. Rastlantı olarak Yunanca “ ikizler “ anlamına gelen didymi sözcüÄŸüne benzemesi, Apollon ve ikiz kız kardeÅŸi Artemis ile iliÅŸkili olduÄŸu sanısını uyandırmaktadır. Apollon Tapınağı bir Bilicilik Merkezi durumundadır.
Milet ve çevre kentlerden gelen ziyaretçiler Panormos Limanından ( MaviÅŸehir yakınlarında ) karaya çıkarak, tapınaÄŸa bir kutsal yol ile ulaÅŸtıkları bilinmektedir. “Kutsal Yol” un iki tarafında heykeller sıralanmıştır. M.Ö. 6. yy tarihlenen bu heykellerden bir çoÄŸu 1858 yılında Newton tarafından British Museum’ a gönderilmelerine kadar orijinal yerlerinde kalmışlardır. ÇoÄŸu Arkalik döneme ait dik bir biçimde oturan figürleri betimler.
Bir Roma efsanesine göre gözleriyle baktığı kiÅŸiyi taÅŸ haline getiren Gorgon kız kardeÅŸlerden Medusa’ ya ait baÅŸ kabartması sanatsal ve tarihi açılardan çok deÄŸerli kabul edilmektedir ve günümüzde Didim ve Apollon Tapınağı’nın sembolü kabul edilmektedir.
Milet-Apollon Tapınağı arasında uzanan “Kutsal Yol” sonunda “Artemis Kutsal Alanı” bulunmaktadır. Bu mukaddes yol tapınakla, bu günkü MaviÅŸehir’ in bulunduÄŸu yerdeki Panormas limanı arasındadır. Dua ve bir takım istekleri için gelenler Panormos Limanında karaya inerler ve 4km. çevresi aslan ve Branhid heykelleriyle süslü mermer “Mukaddes Yolu yürüyerek TapınaÄŸa varırlardı.
“Orakl”, Claros´da olduÄŸu gibi kadın kahinler ya da “Orakl” rahibeleri tarafından “Hexametrik” olarak yani altı mısralık ÅŸiirlerle verilirdi. Ziyaretçiler, “Orakl”a ulaÅŸmak için önce kutsal yolu geçmek zorundaydılar.
Didima´ya gelen ziyaretçiler rahiplerin yönetiminde ayinler yaparlar, alaylar oluÅŸtururlar, geceleri meÅŸalelerle yürüyüÅŸler yaparlardı. Kutsama dönemlerinde Miletliler o zaman liman olan Panormas limanına gelirler, dört kilometrelik taÅŸ yolu (son iki kilometresi heykellerle süslüydü) ÅŸarkılar söyleyerek (Paion: Kutsal ÅŸarkılar) yürürler ve TapınaÄŸa ulaşırlardı. Bu yürüyüÅŸ dört gün sürerdi.
Altınkum Plajı Milas - Bodrum Havalimanına 80 km , ÅŸehir merkezine ise 2 km uzaklıktadır.Altınkum Plajının çevre geniÅŸliÄŸi 1606 m , yaklaşık olarak alanı ise 24.103 m2 dir.
Altınkum'u bir dünya markası haline getiren yegane unsur upuzun ve altın sarısı rengindeki ince kumlu plajıdır. Altınkum Plajı , bir doÄŸa harikası olan denizinin akıntısından dolayı sürekli olarak temiz kalmaktadır. Bu sebepledir ki birçok kez MAVİ BAYRAK ödülü almıştır.